DOLAR

Alış:
Warning: Undefined variable $dolarAlis in /home2/ekonomid/public_html/wp-content/themes/ohaber/parts/currency.php on line 34

Satış:
Warning: Undefined variable $dolarSatis in /home2/ekonomid/public_html/wp-content/themes/ohaber/parts/currency.php on line 35

EURO

Alış:
Warning: Undefined variable $euroAlis in /home2/ekonomid/public_html/wp-content/themes/ohaber/parts/currency.php on line 39

Satış:
Warning: Undefined variable $euroSatis in /home2/ekonomid/public_html/wp-content/themes/ohaber/parts/currency.php on line 40

GBP

Alış:
Warning: Undefined variable $sterAlis in /home2/ekonomid/public_html/wp-content/themes/ohaber/parts/currency.php on line 44

Satış:
Warning: Undefined variable $sterSatis in /home2/ekonomid/public_html/wp-content/themes/ohaber/parts/currency.php on line 45

Ana Sayfa Ekonomi 26 Mart 2022 2 Görüntüleme

Garanti Yatırım: Faiz Artışları Piyasaları Nasıl Etkileyecek

Piyasadaki genel kaygılardan en önemlisi; “Fed faiz arttırıp, bilanço küçültmeye başlayınca endekslerde kalıcı bir gerileme veya çöküş gerçekleşecek mi?” kaygısı.
Fed’in 08/08/1983 – 16/12/2015 tarihleri arasındaki son 8 faiz artırım sürecini incelediğimizde rakamlar kaygıların yersiz olabileceğine işaret ediyor.

Söz konusu dönemin ortalamasına baktığımızda, Fed’in ilk faiz artışından sonra S&P 500’ün ilk 3 ayda %2.7, 6 ayda %7.5 ve 12 ayda %10.8 pozitif performans sergilediği görülüyor.

Bu rakamları sunarken her faiz artırım sürecinin dinamiklerinin farklı olduğunun altını çizmek, içerisinde bulunduğumuz dönemi geçmişten ayıran bazı durumlar olduğunu belirtmek istiyoruz.

1) Öncelikle, 2000 yılından sonra endeksler içinde ağırlığı giderek artan teknoloji hisseleri (büyüme hisseleri), yüksek faiz hassasiyetinden dolayı S&P 500’ün
performansı üzerinde geçmişe kıyasla çok daha fazla baskı oluşturma potansiyeli taşıyor.

2) Şu an 8.96 trilyon dolar gibi rekor seviyede bulunan Fed bilançosu önceki dönemlerle kıyaslanmayacak kadar büyük seviyede, hatta Fed’in ilk tapering döneminin (2013 – 2014) 2 katı seviyesinde.

3) Bunlara ek olarak, önce pandemi sonra savaş kaynaklı üretim ve tedarik zinciri sorunlarıyla birlikte belki de ABD’de enflasyonun 1980’den bu yana (1979 enerji
krizinden itibaren) ilk defa çift hanede oluşacağı bir döneme giriyoruz. Fakat şunu unutmayalım; bu tip yüksek enflasyon ve faiz artış ortamlarında para
çıkışları, dün de olduğu gibi genel olarak tahvil ve tahvil fonlarından yaşanıyor. Uzun vadeli nakit akışı sorunu olmayan, borçluluğu düşük olan şirketler ise enflasyonist ortamda en iyi performans sergileyen varlık sınıflarından bir olmaya devam ediyor. Bankacılık, hammadde, tarım/gıda, enerji ve perakende gibi değer hisseleri yükselen faiz, enflasyon ve emtia fiyatları ortamından karlı çıkan sektörler olabilirler. Teknoloji tarafında ise yine yüksek likiditeye ve fiyatlama gücüne sahip şirketlerin portföylere eklenebileceğini düşünüyoruz.

Garanti Yatırım

Etiketler:
Tema Tasarım | Osgaka.com